ÖNSÖZ

Her geçen gün etkisini daha belirgin bir şekilde hissettiğimiz küresel iklim değişikliğinin en önemli sonuçlarından birisi, kullanılabilir t...

deniz suyu arıtma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
deniz suyu arıtma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Haziran 2024 Perşembe

MBB Başkanı ve MUSKİ Genel Müdürü ile Toplantı Hazırlığı 2

Datça Kent Konseyi Su Çalışma Grubu olarak aşağıdaki konuların, Datça'nın su sorununun çözümüne yönelik önemli katkıları olacağını düşünüyoruz.

1. MUSKİ'NİN DATÇA SU VERİLERİNE ERİŞİM

Datça'daki su probleminin boyutlarının gerçekçi bir şekilde değerlendirilebilmesi ve sorunun öncelikle bir dağıtım değil, kaynak sorunu olduğunun halka anlatılabilmesi için su üretim ve tüketim bilgilerinin daha erişilebilir olması çok önemli. Su, Datça için çok kritik ve sınırlı bir kaynaktır. Dönemsel su kesintisi krizleri dışında da bu sınırlılığın görünür olması Datça'nın gerçekçi ve kaynakları ile uyumlu imar ve nüfus planlaması yapmasına yardımcı olacaktır.

2. MEVCUT ATIK SU ARITMA TESİSİNDE İŞLENEN SUYUN GERİ KAZANIMI

Datça'daki mevcut atık su arıtma tesisi yılda 3.5-4 milyon m3 atık suyu işlemekte ve denize deşarj etmektedir. Bu miktar, Datça'daki nüfus artışına bağlı olarak her yıl artmaktadır. Datça'ya su sağlayan Datça ovası akiferinde toplam yeraltı suyu besleniminin yıllık 10 milyon m3'ten az olduğu göz önünde bulundurulursa bunun neredeyse yarısının geri kazanımının Datça için ne kadar hayati olduğu ortaya çıkar. Geri kazanılan su park bahçe sulamadan, akiferi beslemeye pek çok şekilde kullanılabilir ancak en büyük katkı tarımsal sulamada kullanılmasıyla gerçekleşecektir.

Kent Konseyi su çalışma grubu olarak üzerinde durduğumuz alternatifler arasında su sorununa en büyük katkıyı yapacak olan proje, arıtılan suyun tarımsal sulama amaçlı kullanımıdır. 

Projenin iki ana aşaması:

  • Filtrasyonun iyileştirilmesi: Eğer tarımsal sulamada kullanılacak kalitede bir filtrasyon yapılabilirse Datça ovasında (Kızlan, Karaköy, Reşadiye) tarımsal su ihtiyacı tamamen giderilebilir. 
  • Arıtılmış suyun Datça ovasına nakledilmesi ve dağıtılması

Datça ovası aynı zamanda Datça akiferinin bulunduğu yer olduğundan arıtılmış suyun yeraltı suyu üzerindeki etkisi iyi incelenmelidir. Ancak tarımsal sulamada suyun toprakla yüzeyde buluşacak olması riski azaltmaktadır. Yine de dönemsel kapasite aşımları için uygun alternatifler belirlenmelidir.

3. KIZLAN, KARAKÖY VE EMECİK MAHALLELERİNDE PAKET ATIK SU ARITMA ÇÖZÜMLERİ

Mevcut atık su arıtma sisteminin kapasite artırım imkanı vardır ancak şu andaki haliyle Datça'daki yaz yoğunluğunu kaldıramadığı dönemler olmaktadır. Kızlan, Karaköy ve Emecik mahallelerini arıtma tesisine bağlamak ve kapasite artırımı yapmak için harcama yapmak yerine bu mahallelerin atık su sorununu yerelde çözmek için araştırma yapılması doğru olur. Bu mahalleler (özellikle Kızlan ve Karaköy) sulu tarımın yapıldığı bölgeler olduğundan atık su arıtıldıktan sonra kolaylıkla tarımsal sulama amaçlı kullanılabilecektir. 

4. BETÇE MAHALLELERİNDE PAKET DENİZ SUYU ARITMA TESİSLERİ İÇİN ÇED VE FİZİBİLİTE ÇALIŞMALARI

Datça yarımadasının Betçe bölgesinde giderek artan bir su problemi yaşanmaktadır. Bu problemin, zaten su sıkıntısı çeken Datça ovası havzasından taşınacak su ile uzun vadeli çözümü çok mümkün görünmemektedir. Betçe bölgesinin oldukça sınırlı olan yeraltı su kaynakları, bu bölge için deniz suyu arıtma çözümlerini değerlendirmeyi zorlamaktadır. Deniz suyunun arıtılması, hızlı teknolojik gelişmelere rağmen hala oldukça enerji yoğun ve pahalı bir çözüm olarak görülse de gelişmeler her yıl maliyetleri ve bu sistemlerin denizel ekosisteme olası zararlarını azaltmaktadır. Betçe bölgesine su sağlamak için elde fazla bir seçenek olmadığından, deniz suyu arıtma sistemlerinin potansiyel kullanımları için fizibilite ve ÇED süreçlerinin acilen başlatılmasının bu yörede su sorununun uzun vadede çözüme kavuşturulabilmesi için gerekli olduğunu düşünüyoruz.

5. DATÇA YARIMADASINDA AKİFERİN BESLENMESİ İÇİN GENİŞ ALANLARDA YAĞMUR SUYU HASADI

Datça yarımadasında, özellikle Datça ovası havzasında, orman ve hazine arazilerinde uygulanabilecek yağmur suyu hasadı teknikleri ile akiferin yağmur suyu beslenimi artırılabilir. Bir fikir vermesi açısından, beslenimin %15'ten %20'ye çıkarılması yaklaşık 3 milyon m3 suyun yeraltı deposuna eklenmesi anlamına gelecektir ki bu neredeyse atık su tesisinde 1 yılda işlenen suya suya eşittir. Geniş arazilerde 

  • yağmur suyu hendekleri açılması
  • sel yataklarında yeraltı suyu besleme kuyularının açılması
  • uygun alanlarda yeraltı suyu besleme göletlerinin yapımı

oldukça ucuz ve kısa zamanda tamamlanabilecek işlerdir ve bu yapılar uzun yıllar basit bakım çalışmaları ile fonksiyonlarının yerine getirmeye devam edeceklerdir. 

Bu projenin hızla tamamlanabilmesi için:

  • İlgili paydaşların (Tarım ve Orman bakanlığı, DSİ, Belediye, ...) koordinasyonunun sağlanması
  • Sahada topografik etüdlerin yapılması
  • İş makineleri ile planlanan yağmur suyu hasadı yapılarının inşaası gerekmektedir.

21 Temmuz 2018 Cumartesi

MUSKİ Ziyaretimiz


Katılanlar: MUSKİ Genel Müdürü Baki Ülgen, Datça Belediye başkanı Gürsel Uçar, Datça Kent Konseyi Başkani Hayriye Balkan, Datça Kent Konseyi Su Çalışma Grubu
Datça Kent Konseyi Su Çalışma Grubu olarak 20 Temmuz 2018 tarihinde Datça belediye başkanı Gürsel Uçar ve Datça Kent Konseyi başkanı Hayriye Balkan ile birlikte MUSKİ Genel Müdürü Baki Ülgen’i ziyaret ettik.

Datça’da tek tatlı su kaynağımız olan akiferimiz (yeraltı depomuz) tehlikeli bir şekilde boşaldığından ve kuyularda kurumalar ve tuzlanmalar başladığından, gündemimizde su kaynağımızı korumak için alınabilecek çeşitli tedbirler vardı.
Kademeli Fiyatlandırma: Bu tedbirlerin en önemlilerinden olarak gördüğümüz “su tüketiminin azaltılabilmesi için kademeli fiyatlandırma” konusunda Baki Ülgen daha önceki uygulama hakkında bilgi verdi. Daha önce yaptıkları analizlerden çıkan sonuca göre Muğla’da her hanede ortalama 2.9 kişi yaşıyor. Ortalama tüketim 12 ton/ay. Şebekeye verilen 120 milyon m3’ün 70 milyon m3’ü sulamada kullanılıyor. Bu bilgiler baz alınarak hazırlanan tarifelere karşı 2016’da 4 ayrı dava açıldı. İdare mahkemesi yürütmeyi durdurdu. Şu anda kademeli fiyatlandırmaya geçebilmek olası görünmüyor.
Ayrıca su tüketiminde tüketimi azaltmanın önündeki en büyük engellerden biri de köy yerleşim yerlerinde uygulanan aşırı indirimli fiyatlar. Bunlardan köy yerleşim yerlerinde yer alan büyük oteller de faydalanıyorlar.
Su Çalışma Grubu olarak önerimiz, bu bilgiler ışığında tüketimi azaltacak yönde fiyat ayarlamalarının yapılabilmesi için aşağıdakilere benzer formüllerin araştırılması:
  • MUSKİ’nin bahçe sulama için abonelerle yaptığı sözleşme konut sözleşmesinin aynısı olduğundan, atık su bedeli almama uygulaması terk edilerek bahçe sulamanın daha pahalı hale getirilmesi ile bahçelerde yöreye daha uygun bitkilerin kullanılması teşvik edilebilir.
  • Kademeli fiyat uygulaması yerine ilk 10-12 ton suyun fiyatında bir indirime gidilerek (ör: atık su bedeli alınmaması yöntemi ile) az tüketim özendirilebilir. MUSKİ’nin gelir kaybı yaşamaması için normal su fiyatı zamlandırılabilir.
Toplantıda konutlarda gri su kullanımı ve yağmur suyu hasadına da değinildi. Belediye başkanı Gürsel Uçar, bu konunun Datça’daki konutlar için önemli olduğuna dikkat çekti.
Baraj: Görüş alışverişi yapılan konulardan biri Datça’nın tatlı su kaynaklarının bir baraj ile desteklenmesi idi. Aynı zamanda Havza Koruma Kurulu üyesi olan MUSKİ genel müdürü Baki Ülgen bu konuda bazı detaylar paylaştı: Şu andaki bilgiler ışığında Bördübet’teki baraj olasılığı azalmış görünüyor. DSİ bu sonuçlara bakarak orta ve uzun vadede Hisarönü alternatifini gündeme almıştır. Halihazırda yıllarca sürecek ölçüm çalışmalarına yeni başlanan barajın yapımına karar verilse bile 10 yıldan önce faaliyete geçmesi mümkün görülmemektedir.
Değerlendirilmekte olan diğer bir alternatif de, Datça ve Bozburun’a isale hatları ile, Köyceğiz tarafında yapımı düşünülen barajdır. Betçe’nin su dağıtımı sorununun çözülebilmesi için teknik şartname hazırlanmakta olup yakında ihale gerçekleştirilecektir. 2018 sonbaharında yapımına başlanması beklenen proje, ÇED’e tabi olmayıp, gerekli izinlere sahiptir. İlk aşamada 48 lt/sn su taşıyacak olan sistem 50 yıl sonraki 80 lt/sn kapasiteyi de destekleyecek durumda olacaktır. Dağıtım sistemi, gelecekte Datça’ya barajdan gelecek olan suyu dağıtacak şekilde sisteme bağlanabilecektir.
Deniz suyu arıtma: Deniz suyu arıtma tesis maliyeti her geçen yıl düşmekte, ayrıca Datça’nın bu sistemlerin gerektirdiği yüksek enerjiyi rüzgar ve güneşten elde edebilecek olması bir avantaj haline gelmektedir.
MUSKİ, MUĞLA genelinde 5 ters ozmos tesis çalıştırmaktadır. Bunlardan 1 tanesi Datça’da Palamutbükü’ne tuzlanmış olan kuyunun suyunu arıtarak vermektedir. MUSKİ Datça’daki kuyularda tuzlanma ilerledikçe (>2500) kuyular için ters ozmos arıtma tesislerinin kurulması gerekeceğini söylemektedir. Tuzlanan kuyulardaki tuz oranı deniz suyuna göre çok daha düşük olduğundan bu tesislerin işletilmesi deniz suyunun arıtılmasına göre daha ucuz olacaktır ancak bu şekilde akiferin tuzlanmasının önüne geçilemeyecektir. Datça gibi su sıkıntısı çeken Bozburun-Taşlıca bölgesi için bir deniz suyu arıtma projesi planlanmaktadır.
Su Çalışma Grubu olarak akiferin korunabilmesi için kuyulardan ancak tuzlanmaya neden olmayacak kadar su çekilmeli diyor, Datça’nın su kaynaklarının çeşitlendirilebilmesi ve akiferin tehlikeli bir şekilde boşalmasının engellenmesi için deniz suyu arıtmanın ciddi olarak değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Datça Atıksu Arıtma Tesisinin Suyunun Geri Kazanımı: Arıtma tesisi halen günde 5000 tona varan miktarda suyu günlük olarak arıtıp denize vermektedir. Bu suyun sulamaya kazandırılması büyük bir kazanım olacaktır. Arıtma suyunun sulamada kullanılması için şu andaki filtrasyona ek olarak UV ve mekanik filtre takılması gerekmektedir. Hem MUSKİ hem de Datça Belediyesi, bu projenin Datça’nın su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı açısından çok önemli olduğu konusunda hemfikirdir. Arıtma suyunun deşarj suyu, depolanarak sulama suyu olarak kullanılabilir.
Proje aynı zamanda tarımsal sulama yerine orman alanlarının sulanması ve fazlası ile akiferin beslenmesi amacıyla da tasarlanabilir.
Muğla’da arıtılmış su belediye tarafından park ve bahçelerin sulanması amacı ile kullanılmaktadır.
Su Koruma Havzası: Datça’nın tek tatlı su kaynağı olan yeraltı sularının korunabilmesi için Datça ovası havzasının su koruma havzası olarak belirlenmesi gerektiği yine hem belediye hem de MUSKİ tarafından ifade edilmektedir. Koruma havzası, kuyu açma ve işletmeden, havzada kullanılan gübre ve ilaçlara, ve havzanın yapılaşmasına kadar pek çok konuyu etkileyecektir. Koruma havzasına geçiş süreci iyi planlanmalı, bu değişikliklerden olumsuz etkilenecek olanlara seçenekler sunulmalıdır. Bunlardan biri, kuyulardan çekilecek suyun sınırlanması nedeni ile ek su kaynağına ihtiyaç duyacak çiftçilere arıtılmış suyu sulama suyu olarak sağlamak olabilir.
Mevcut durumda kontrolsüz bir şekilde kaçak kuyular açılabilmekte, mevcut kaçak kuyuların işletilmesi engellenememekte, izinli kuyular da emniyetli sınırların çok üzerinde su çekmektedirler.
Su Çalışma Grubu olarak Datça ovası havzasının su koruma havzası olarak belirlenmesini Datça için hayati önemde görmekteyiz.
2 saatten uzun süren çok verimli toplantımız, paylaştıkları bilgiler ve yapıcı yaklaşımları için MUSKİ genel müdürü Baki Ülgen’e, belediye başkanımız Gürsel Uçar’a ve Kent Konseyi başkanı Hayriye Balkan’a çok teşekkür ederiz.

20 Temmuz 2018 Cuma

Deniz Suyundan Tatlı Su Elde Edilmesi

Deniz suyu arıtmanın Datça'nın tatlı su kaynaklarının çeşitlendirilebilmesi için bir alternatif olup olmadığı konusundaki araştırmalarımıza devam ediyoruz. Bu konuda bilgilerine başvurmak üzere Marmaris Kent Konseyi Çevre Çalışma Grubundan Doç. Dr. Hüseyin Uğur'u Datça'ya davet ettik.
19 Temmuz 2018 perşembe günü öğleden sonrayı deniz suyu arıtma sistemlerinin çeşitli yönlerini konuşarak geçirdik.



Toplantı, Datça’da su kullanımı ve ilgili sıkıntılarla ilgili kısa bir özet halinde bilgilendirme ile başladı.

Bilgilendirme sonrasında Hüseyin Uğur tarafından deniz suyu arıtma ve bağlantılı konular hakkında genel bilgilendirme yapılması ile devam edildi. Bu bilgilendirme sırasında Hüseyin Uğur’un dikkat çektiği konular şunlardı;

  • Deniz suyu arıtma gibi teknolojik gelişimler ile doğrudan bağlantılı alanlarda, üzerinde konuşulan bilginin güncel olması çok önemlidir. Maliyet ve teknolojik uygulama ile ilgili bilgilerin 3-5 yıl öncesine ait olmaması, en güncel şekilde takip edilmesi gerekir.
  • Ortalama 2-3 yılda bir temel teknolojik değişimler ve ortalama 5 yılda bir %20 fiyat azalması yaşandığı düşünüldüğünde, yapılacak arıtma tesisinin tüm ihtiyacı tek seferde sağlayacak şekilde değil, zaman içinde ihtiyaca göre ve güncel olanak ve maliyetlerle büyüyecek şekilde yapılması gerekir.
  • Deniz suyu arıtma konusunda iki temel eleştiri alanı olduğu görülür. Bunlar;
    • Talebin düşük olması sebebiyle Ar-ge maliyetlerinin güncel maliyetler üzerinde etkisinin yüksek olması. (Yerel üretim ve ar-ge ile bu etkiyi yok etmek mümkün)
    • Denizden çekilen suyun %50’si arıtılmış su haline gelirken, geri kalan %50’nin tuzluluk oranı yükseltilmiş su olarak denize geri verilmesi. (oluşan atık suyu denize vermek yerine işlemek için ek tesis kurulması mümkün)
  • Diğer yandan deniz suyu arıtma ile su temini konusunu öne çıkaran avantajlar ise şu şekilde;
    • Modüler bir sistem olması. Bu sayede yer ve kapasite seçiminde 30-50 yıllık planlama çalışmaları yerine daha kısa vadeli ve düşük maliyetli çözümleri adımlar halinde harekete geçirmek mümkün.
    • Küçük modüller ile yerinde çözümler üreterek taşıma hattı maliyetlerinden kurtulmak mümkün.
    • Yoğun enerji ihtiyacı olan bir sistem olmasına karşın, bölgemizde güneş ve rüzgar ile bu maliyeti tek seferlik bir yatırım ile azaltmak mümkün.
    • Datça suyunun yüksek sertliğini bir avantaj olarak kullanıp, arıtmadan çıkan suyu belirli oranda mevcut su ile karıştırarak kullanıp, ek mineral katkı maliyetlerinden kurtulmak mümkün.
  • Deniz suyu arıtma konusunda en temel maliyet etkeni olan  ‘membran’ı ucuzlatmak ve sistem üzerindeki etkisini azaltmak için yerel üretim konusunda girişimleri hızlandırmak gerektiği konuşuldu.
Hüseyin beyin yaptığı bu bilgilendirme sonrasında, aşağıdaki konular görüşüldü ve kararlar alındı;
  • Datça’nın mevcut su tüketimi ve kısa / uzun vade projeksiyonları konusunda elimizdeki bilgilerin, sunu ve raporla birlikte hüseyin beye iletilmesine.
  • Hüseyin beyin bu bilgilere göre yapacağı değerlendirme sonrasında biraz daha netleşmiş olacak datça – bozburun yarımadaları su sorununu konuşmak üzere daha geniş katılımlı bir toplantıda Datça ve Marmaris kent konseylerinin ilgili çalışma gruplarından üyelerin bir araya getirilmesine.
  • Kısa vadede en önemli sorunlardan biri gibi görünen, kısıtlı datça havzası suyunun betçe tarafına aktarılması için yeni bir isale hattı yapılması konusunda Muski projesinin ne durumda olduğu ve alternatif önerilerin neler olabileceği konusunun çalışılmasına.
  • DSİ’nin baraj önerisine kaynaklık eden nüfus ve kullanım verilerinin temin edilmesine.
  • karar verildi.


18 Temmuz 2018 Çarşamba

Deniz Suyu Arıtmada Türkiye Örnekleri

(Nurcan Kaya İstanbul'dan bildiriyor...)
Deniz suyundan tatlı su elde edilerek Datça'nın tatlı su kaynaklarının çeşitlendirilmesi mümkün mü acaba diye düşünürken bu konuda Türkiye'de ne gibi örnekler var diye araştırmaya başladık.

İstanbul bu konuda incelemelere başlamış. Terkos deniz suyu aritma projesi ile ilgili 2 Subat 2018 Milliyet haberi bu konuya değiniyor.

‘İstanbul’un su ihtiyacı denizden giderilemez’
http://www.milliyet.com.tr/istanbul-un-su-ihtiyaci-denizden-gundem-2602193/

Uzmanların değerlendirmeleri genellikle olumsuz.

İkinci örnek Avşa'dan:

Avşa adası ’deniz suyu’ içiyor
https://www.aksam.com.tr/ekonomi/avsa-adasi-deniz-suyu-iciyor/haber-220023

Sistem ile ilgili özet bilgiler şöyle:
Adaların başka bir su kaynağı yok. 2008 yılında İller Bankası ihalesiyle yapılmış. Sistemi Aquamatch diye bir firma kurmuş. Daha sonra bir de Ekinlik adasına kurmuşlar.
Avşa'daki 4000 ton/gün
Ekinlik'teki 300 ton/gün

Öğrendiğimize göre:
Avşa'nın nüfusu yaz aylarında 100 bine yaklaşıyor (önemli bir kısmı günübirlik ziyaretçiler). Ters ozmoz%50 verimle çalışıyor. 8000 ton alıp 4000 ton üretiyorlar. Şu anda 1.8 TL'den satıyorlar ancak maliyet  5 TL.'nin çok üzerinde. Ama Büyükşehir belediyesi'nin fiyat politikası nedeniyle ucuz veriyorlar.

Membranların  üç  yılda bir değişmesi gerekiyor. Membranlar her yıl yüzde 10 kayba uğruyor. Yani 4000 ton/gün ilk yılın sonunda 3600 ton/gün oluyor.
Membranlar için her üç yılda bir ihale açiliyor ve yurt dışından getiriliyor.
En son ihale 1 milyon TL.

Avşa'da 2500 tonluk depo kullanılıyor.
Hiç bir tarımsal faaliyet yok. Turizm ağırlıklı.
Turistik isletmelerin % 30'unun alçak sezonda doldurdukları büyük depoları var.